Plazmada maç seyredenin elektrik faturası kabarıyor
Yeni nesil televizyon teknolojileri LCD ve plazmalar dünyada satış rekorları kırarken yüksek enerji tüketimleri ve emisyon değerleri nedeniyle de eleştirilere hedef oluyor. Bazı uzmanlar LCD ve plazmaları aynı otomobil dünyasının çok benzin tüketmeleriyle tanınan 4X4 arazi araçlarına benzeterek, “Eğer yeni nesil televizyonlar enerji tüketimlerinin kontrol altına alamazsa eğlence dünyasının 4X4`leri olacaklar” diyor. Energy Saving Trust `un (EST ) araştırmasına göre plazma televizyonlar görüntü bakımından tüplü televizyonlara kıyasla çok daha net görüntü veriyor ancak buna karşılık tam 4 kat daha fazla enerji harcıyor.
DİZİ İZLEYEN TASARRUF YAPIYOR
Eski nesil bir tüplü televizyonda 3 santimetre karelik bir ekran parçasının görüntü verebilmesi için 3.4 Watt enerji gerekirken bu rakam plazmalarda 9.4 Watt`a ulaşıyor. Buna gerekçe olarak ise plazmalarda ekran üzerinde bulunan her noktanın bir diğer noktadan bağımsız olarak elektrik ile beslendiği bu nedenle de görüntülerin çok daha net olduğu belirtiliyor. Ancak Digital Energy Australia `nın hazırladığı son rapora göre televizyonların harcadıkları enerji miktarı yalnızca büyüklükleri ve sahip oldukları teknolojilerle ilgili değil. Aynı zamanda ekranda seyredilen görüntünün türü de enerji sarfiyatı üzerinde büyük etkiye sahip. Verilen bilgilere göre ekranda izlenen görüntü ne kadar hareketli olursa enerji kullanımı da o kadar fazla oluyor. Buna göre en az enerji harcaması haber veya pembe dizi seyrederken yapılıyor. Bu tür yayınlarda görüntüler büyük oranda stüdyo çekimiyle oluştuğu için ekran üzerinde fazla renk ve ışık değişimine gerek kalmıyor. Ancak buna karşılık bir spor karşılaşmasında genellikle dış çekim ve sürekli hareket olduğundan cihazların enerji tüketimi de hızla artıyor. Buna göre aynı maçı tüplü bir televizyonda seyreden seyirci yalnızca 69 Watt enerji harcarken bu rakam plazmalarda 331 Watt`a kadar çıkabiliyor. Yeni nesil plazma ve LCD `ler açığa çıkardığı karbon emisyonu bakımından da tüplü televizyonları büyük bir farkla geride bırakıyor. EST `nin rakamlarına bakılırsa 72 cm . ekrana sahip bir tüplü televizyon yılda toplam 100 kilo gram karbondioksit açığa çıkarırken bu rakam 105 cm . ekrana sahip bir plazma televizyonda 400 kilograma ulaşabiliyor.
Şubat 4, 2009 No Comments
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Plazma televizyonların ömrü ne kadardır?
Tipik bir plazma TV, 30 bin saat kadar bir yarı ömre sahiptir (şimdi, bazı yeni kuşak modellerin 60 bin saat ömrü olduğu iddia ediliyor). Yarım ömür demek, bu süre içinde parlaklığının aşağı yukarı % 50′sini (yarısını) kaybedeceği anlamına geliyor. 30 bin saat olarak düşünülürse, plazma televizyonunuz haftanın yedi günü, günde 8 saat açık kalırsa, yarı ömrü 9 yıl olacaktır. ya da günde 4 saat kullanılırsa, yarı ömrü 18 yıl olacaktır.
Bu arada şunu da unutmayın ki, standart bir televizyon, 20 bin saat kullanıldıktan sonra parlaklığının yüzde 30′unu kaybeder. Bu süreç çok yavaş ilerlediği için kullanıcı çoğu zaman farkına varmaz. Yalnızca, zaman geçtikçe ayarlarıyla oynamak zorunda kalabilir. Markadan markaya plazma televizyonların performansı değişebilse de genel bir ürün sınıfı olarak ele alındığında plazmanız uzun yıllar sürecek keyifli bir seyir deneyimi sunacaktır.
Yanma Etkisi (Burn-in) Sorun Yaratır mı?
Yanma Etkisi (Burn-in), Plazma TV’lerde ekranda aynı görüntünün uzun süre durması sonucu, kanal logosu gibi, görüntü gittikten sonra da izinin ekranda kalmasına denir. Her şeyden önce, günümüzün plazma televizyonlarında, daha eski plazma ekranlar ve TV’leri etkileyen burn-in, burn-out gibi erken görüntü yaşlanmaları yaşanmıyor. Bunun nedeni, plazma panellerde kullanılan gaz karışımın plazmanın ömrünü uzatacak şekilde değiştirilmesidir. Burn-in yaşanabilecek televizyonlardaysa artık bu yanma izini ortadan kaldırabilecek yöntemler var, yok değil. Bunları daha sonra ayrı bir yazıda ele alacağız.
Plazma televizyonlarda gaz sızıntısı olur mu?
Plazma televizyonlardaki gaz kimilerinin düşündüğü gibi yeniden doldurulabilecek gibi sızması mümkün değildir. Plazma ekrandaki her bir piksel içindeki plazma gazla tamamen mühürlüdür. Bir pikselin bozulması durumunda yeniden gaz doldurarak tamir etmek mümkün değildir. Diğer bir deyimle, plazma ekranındaki çok sayıda piksel “kararırsa” (nedeni her ne olursa olsun) tüm plazma panelin değiştirilmesi gerekir.
Plazma TV’ler yüksekten etkilenir mi?
Rakım yükseldikçe düşen hava basıncı, plazma TV’ler için bir sorun olabilir. Plazma televizyondaki pikseller aslında nadir neon-xenon gazlarıyla dolu camdan yuvacıklardır. Normalden ince hava, bu yuvacıkların içindeki gazlarda artan basınca neden olur. Çoğu plazma TV deniz suyu hizasında veya buna yakın ortamlarda kullanım göre ayarlanmıştır. Deniz suyu seviyesinden daha yükseğe çıkıldıkça, plazma TV’nin dışarıdaki hava basıncındaki değişikliği telafi edebilmek için daha çok çalışması gerekir. Bunun sonucunda da televizyon daha çok ısınacaktır ve soğutma fanları (eğer varsa) daha çok çalışmak zorunda kalacaktır. Bu da kullanıcının bir titreşim sesi duymasına sebep olabilir. Buna ilaveten, plazma TV’nin daha önce bahsettiğimiz 30,000 saatlik yarı ömrü de biraz kısalabilir. Eğer yaşadığınız yer, deniz seviyesinden çok yüksekse, plazma televizyonunuzu almadan bu durumun bir sorun olup olmayacağını araştırmalısınız. Bazı plazmalar, 5 bin feet yüksekliğe kadar sorunsuz çalışabilecek şekilde üretilmiştir. Bunu anlamanın bir yolu, eğer yüksek rakımlı bir bölgede oturuyorsanız, varsa oradaki bir mağazada plazmaları bir kontrol edin. Mağazadayken, elinizi plazmanın üzerine koyun ve aşırı ısınmanın yol açtığı bir sıcaklık hissedip hissetmediğinize bakın, ayrıca titreşim sesini işitip işitmediğinizi de kontrol edebilirsiniz.
Haziran 19, 2008 Comments Off
LCD mi Plazma mı?
Evet, belki de herkesin en çok sorduğu soru bu. “LCD mi almalıyım yoksa plazma mı?” Bu soruya verilecek en iyi cevap, sizin tercihiniz olacaktır. Hem LCD hem plazmanın birbirine göre artıları ve eksilerinin olduğu doğrudur fakat, fiyat, kullanım yeri/amacı, vb. faktörleri değerlendirerek en doğru kararı verecek olan yine sizsiniz.
Tabi bunların yanında ister LCD alın ister plazma, dikkat etmeniz gereken önemli bir nokta, yeni alacağınız televizyonun HD Ready veya Full HD özelliğine sahip olması. Henüz ülkemizde yeni olan bu teknolojinin, HD yayınların önümüzdeki 1-2 yıl içinde artmaya başlamasıyla yaygınlaşması kaçınılmaz.
LCD ve Plazma TV’lerin Çeşitli Başlıklar Altındaki Karşılaştırma Sonuçları:
Tarih:
LCD TV’ler 15 yıllık bir tarihe sahiptir. Fakat plazmalar çok daha eski bir tarihe sahiptir ve teknolojileri oturmuş durumdadır. LCD’ler Notebooklar gibi birçok teknolojide kullanıldıkları için daha çok tercih ediliyor diyebilirim. Plazmalar ise 70’lere dayanıyor oysa 15 yıldır LCD’ler TV’lerde kullanılmakta.
Mimari:
LCD ve Plazma televizyonu birbirinden ayıran en önemli özellik plazmanın plaka arasında fosfor, LCD’nin ise likit kristal olmasıdır. LCD teknolojisinde görüntü plazmaya göre çok parlaktır. Normal televizyonda 1 saat sonra gözünüz yorulurken Plazma TV’lerde 4 saat LCD’de ise 2,5 saat sonra gözünüz yorulmaya başlar.
Boyutlar:
Plazma TV’ler 160 ekran büyüklüğe kadar ulaşabilmekte, LCD’ler ise 106 ekrana kadar bulunabiliyor.
Tepki zamanı:
Plazma TV’ler herhangi bir keskinlik veya detay kaybı yaşamadan hareketli objeleri görüntüleyebilirler. Plazma teknolojisi her pikselin bir imaj üretebilmesi için sadece bir pulsa ihtiyaç duyduğu için tepki zamanı nerdeyse bir andır.
LCD teknolojisi piksellerin, aktiften inaktif hale ve sonra yine aktif hale geçerek tek bir tepki döngüsü tamamlarlar. Tepki zamanları 4 milisaniye ile 25 milisaniye arasında değişir. En hızlı LCD ekranlar dahi belli bir miktar hareket bulanıklığı yaşayabilirler.
İzleme açısı:
Plazma TV’ler, ışığı doğrudan ekran hücrelerinden veya piksellerinden yaymaları sayesinde, renkte ve kontrastta ciddi herhangi bir kayıp olmaksızın çok geniş açılardan izlenebilirler.
Bununla birlikte, LCD pikselleri arkalarındaki bir ışık kaynağından ışık aldıkları için LCD ekranlar 45 derece kadar küçük açılarla izlenseler dahi kontrast ve renk kaybı yaşabilirler.
Ekran yanığı:
Ekran yanığı bazı TV’lerde parlak bir imaj elementi, bir kanal logosu gibi, uzun süre için ekranda kalırsa oluşabilir. İlk zamanlarda, plazma TV’ler ekran yanığına maruz kalıyorlardı. Bununla birlikte bu konu ekran koruyucu sistemleri ve büyük fosfor gelişmeleri sayesinde büyük oranda giderildi. Artık plazma TV’de bilgisayar oyunları oynayabilir veya logo ağırlıklı kanalları çeşitli statik imajların ekranda uzun zaman kalmasından kaygılanmadan izleyebilirsiniz.
Enerji kullanımı:
Plazma TV’ler LCD’lere göre daha fazla güç kullanmazlar. Eğer her teknolojinin nasıl çalıştığına bir bakarsanız çok anlamlı bir gerçektir bu. Plazma TV’ler örneğin, bir pikselin aydınlanması için tek bir plazma hücresinin ateşlenmesine ihtiyaç duyar. Plazma piksellerinde karanlık, onlara giden gücün kesilmesi ile temin edildiğinden, plazma TV’ler nispeten daha az enerjiyle karanlık görüntüleri oluşturabilirler.
LCD’ler ise, sürekli yanan arka ışık kullanımları dolayısıyla, görüntünün karanlık veya aydınlık olmasına bağlı olmaksızın, her zaman sabit enerji kullanırlar.
Kullanım ömrü:
Plazma TV’ler gerçekte LCD TV’lerin kullanım ömürlerinin en azından yarısına sahiptirler. Her iki TV de, orijinal parlaklıklarının yarısından fazlasını kaybetmeden önce en azından 60.000 saatlik bir ömür sunarlar. Bu da günde altı saatlik bir izleme ile 27 yıla denk gelir.
Plazma ekranlar gerçekte kullandığınız görüntü ayarlarına bağlı olarak daha uzun süreli kullanılabilirler. Örneğin, kontrastı düşük tutarak plazma ekranın ömrünü potansiyel olarak uzatmış olursunuz.
Üretimin tamamının aynı kurumda olması:
Eğer bir TV farklı firmalardan gelen bileşenleri kullanarak üretiliyorsa, bu bileşenlerin bir araya gelişi ve çalışması, aynı tek bir üreticide tüm parçaların üretildiği bir TV’ye kıyasla aynı kalitede olmayacaktır. Genelde, Plazma TV’ler tek bir firmada geliştirilip üretilmeye daha meyillidirler.
Diğer taraftan LCD TV’ler genelde çeşitli üçüncü taraf firmaların parçalarını kullanarak imal edilmektedirler. Daha da kafa karıştırıcı olacak şekilde, LCD TV’ler geleneksel olarak fason olarak üretilmektedirler. Yani bazı firmalar bunları başka üreticilerden satın alır ve kendi markalarını bunların üzerine koyarak satarlar. Dolayısıyla, aldığınız LCD TV’nin ekranındaki marka, ürünün ana kısımlarını imal eden üretici firma olmayabilir.
Plazma ekran aldığınızda hemen her zaman, size en iyi izleme tecrübesini yaşatmak için söz konusu teknolojinin ürün üzerinde yer alan markanın firması tarafından spesifik olarak geliştirildiğinden emin olabilirsiniz.
Haziran 19, 2008 Comments Off
LCD TV’lerin Dezavantajları
LCD ekranların tepkime süreleri düşüktür. Bu da özellikle hareketli görüntülerde fluluk (netlik kaybı) yaratır. Netlik hareket fazla olduğu zamanlarda azalır bunu gözle görebilirsiniz. Görüntü sabitleştiği anda netleşir. Peki tepkime süresi nedir ?
Tepkime süresi ekrana gelen görüntü ile bir sonraki gelecek olan görüntü arasındaki zaman farkıdır. Bu zaman farkı ne kadar az olursa o hareketli görüntüler o kadar net ve düzgün bir biçimde takip edilir. Eski tip dediğimiz CRT yani tüplü monitör teknolojisinde bu sıfıra yakın hatta bazı markalarda sıfırdır.
İkinci bir eksi yönleri ise kontrast ve görüş açılarının düşük olması. Yani LCD ekranlara yandan baktığınızda görüntüyü net bir şekilde göremezsiniz. Yüksek kalite LCD ekran kullanan monitör veya TV’lerde bu oran yani görüş açısı 130-140 derecelere kadar çıkabilmektedir ama 150-180 dereceden görüntü alabilmek LCD’lerde imkansızdır. LCD ekran boyları en fazla 82cm e kadar çıkabilmektedir. Daha büyük bir ekran için plazmayı tercih etmelisiniz. Diğer bir dezavantaj ise LCD ekranların ömürlerinin kısa olmasıdır çünkü ekran pikselleri çabuk bozulur.
Haziran 19, 2008 Comments Off
LCD TV’lerin Avantajları
LCD’ler parlak renkler verirler, bu sayede de kaliteli bir görüntü elde edersiniz. Hatta doğal bir resme LCD de baktığınızda renkler daha parlak olduğu için gözümüze daha canlı görünmektedir. LCD’ler likit kristal özellikleri sayesinde titreşim de yapmazlar. Daha az titreşim gözünüzün daha az yorulmasını sağlar. Küçük ve hafif olabilmektedirler böylece kolaylıkla taşınılabilir ve kullanım kolaylığı sağlarlar. Güç tüketimleri düşüktür.
Haziran 19, 2008 Comments Off